Yılmaz Odabaşı Sözleri

Deniz Demir 29 Ağustos 2015 0
Yılmaz Odabaşı Sözleri
SPONSOR BAĞLANTILAR

Güzel sözler kategorimizde şimdi de sizlere en güzel ve en ilgi çekici Yılmaz Odabaşı sözlerini derledik. Günümüzdeki Kürt ve Türk kavramlarından sıyrılarak çok büyük bir kesimin yazılarını merak ile beğenerek okuduğu yazarlardan birisidir. Söylediği sözler ile özellikle kısa bir zaman dilimi içerisinde meşhur olmuştur. Her geçen gün büyüyen ve gelişen güzel sözler sitemizde Yılmaz Odabaşı gibi isimlere yer vermezsek olmaz. Aşağıda konu ile alakalı detayları inceleyecek ve birbirinden farklı sözleri de göz önünde bulundurabileceksiniz.

EN GÜZEL YILMAZ ODABAŞI SÖZLERİ

  • Ben şu kısa boylu hayatta uzun boylu kederlerle acırım. Yorar beni şu telaş, şu karmaşa. Bir sığınak aranırken şu uğultuda, bir aşk gelir, bir yara. Bir yara… Bir yara daha!
  • Her ömür, kendi gençliğinden vurulur.
  • Usul adımlar kullandım güneşe çıkmak için. Yağmalandı ömrümün sığınakları. Uzaklara da gittim kendimi bulmak için.
  • Bu yaslı dünyanın cinnet surelerinde Lanetlendim ve kavmimce recmedildim. Kederi göze aldım hep yasak aşklar için. Kanun hükmüyle yakıldı düşlerimde ormanlar. Kendimi çok öldürdüm gerçeği bulmak için.
  • Hep bir çağlayan gibi senin sevdana aktım; sen ise sularını kaçıran bir nehir gibi uzaktın.
  • Gözlerini sil ve bu sevda kadar koyu bir çay tutuştur ellerime Yok, gitme! Gitme, sen gidince sevmek yüreğimde düğümleniyor. Özlemeyi yutkunuyorum…
  • Ben iki şeyin apansız geldiğine inanırım: Aşk ve ölüm… İkisi de geldiğinde git diyemezsiniz. İkisinin de önemi ve büyüklüğü, belki de geldiklerinde git diyemediğimiz içindir.
  • Artık bu ayrılıklardan kalbim usandı Bir gökyüzü, bir duvar, bir resmin kaldı Oysa dünya ne geniş, koğuşum dardı Bıraksalar martılarla randevum vardı.
  • Evlerin çatıları, kapıları ve perdeleri, sevinçleri, coşkuları olduğu kadar acıları ve yoksullukları da örtüyor.O örtülü kapıların, perdelerin ardında herkes kendi cennetini ya da kıyametini yaşıyor.
  • Bu yüzden uğruna çok öldüğüm sabahlar, yaralıdır. Gençliğim darmadağın bir ilkyaz tufanıdır.Bu sevdayı kurda kuşa yedirtmem!
  • Gitti… kanatları yüreğimdeydi kalan, elimde minyatür bir kuş şimdi / yitirdim o aşkın kimliğini hükümsüzdür.
  • Hayat hattında acemi tayfalardık. Ne avunduk sevinç müsveddeleriyle; aşktan ikmale kaldık…
  • Artık kim, sana nasıl ulaşır? Öyle bir serüven ki hayat Karanlıkta Polyanna’lar, ışıklarda palyaçolar dolaşır.
  • Keşke yalnızlığım kadar yanımda olsaydın Keşke yalnızlığımla paylaştığımı seninle paylaşsaydım Keşke senin adın yalnızlık olsaydı Ve ben hep yalnız kalsaydım…
  • Dost hem iyi görünen hem de iyi olan insandır.
  • İstediğin kadar uzağa git ! Hep aynı gökyüzünü paylaşacağız .
  • Yalnızlığımda seni büyüttükçe kalabalıklaşacağım; Sen kendi kalabalığında hep yalnız olacaksın.
  • Önce sesini, sonra yankısını çaldırdın şu beton ormanında. Kal orda!Artık hiçbir şeyden kurtulamazsın.Islanmışsın bir kere oğlum, yaş gününde
    kuruyamazsın.

  • Ve andolsun ki hiçbir kurşun, hiçbir çelik, hiçbir toprak ve hiçbir vatan daha kutsal değildir insandan!
  • Her ömür kendi gençliğinden vurulur.
  • Boşuna çırpınma gökyüzü: Yurdum kadar ağlayamazsın.
  • Öyle bir serüven ki hayat; Karanlıkta polyanna’lar,ışıklarda palyaçolar dolaşır…
  • Kanmadım aynalara sana kandığım kadar, içimde bir boşluk sana yandığım kadar…
  • Bazen anılara en çok yakışan elbise, birkaç damla gözyaşıdır, unutma.
  • Yıllar geçer, İdris’lerin kalplerindeki çocuklar daha ölüdür; düşleri hâlâ terasta, İdris’ler ise zemin katta kiracı oturur.
  • Herkes bilir gitmesini. Bir zaman öğrenirsin gideni sırtından öpmesini….
  • Bir insana; “ya benimle olur musun ?” denir, “ya da benimle ölür müsün ?” İşte iki noktacık değiştirir anlamı.
  • İyi ki bu düştesin, her sabah ışıyan güneştesin, iyi ki yoksuluz bulutlar gibi, soğuyan dünyada sımsıcak fırınlar gibi…
  • Ben seni hep ayrılıkla anmışım titreyen ellerimle günlerin buğusuna adını. hep adını yazmışım.
  • Yitirdiğin her şeyde, kazandığın birşey vardır, Kazandığın her şeyde biraz yitirdiklerin. Hayat karşına nasıl çıkarsa çıksın, vazgeçme Ve unutma: Senin hayallerin olmazsa, Başka birinin hayali olamazsın asla.
  • Aşkın kavgasını veremeyenler, hiçbir şeyin kavgasını veremezler! Aşkın özgürlüğünü yaşayan ve yaşatmayanlar ise, hiçbir özgürlüğü hak edemezler!
  • Demiştim, gidip geniş bir bulut alalım. Çünkü yarın, gökyüzü üzerimde hep dikdörtgen kalacak. Yarın kalbimin ormanına küller yağacak.
  • Böyle geçip giderken uzun zamanlar, kimleri unuttuk kimler kalanlar?
  • Ya kederiydik kendimizin, ya bir halkın kaderi; ya şakağı ya şafağı bir halkın namlular çarmıhında!
  • Yaşam yanıltmanın, insanlar yanılmanın ustası oldukça yine yeni düşler deniyor ve deneniyorlar.
  • Herkes kırılamaz, ipince bir dal olmak gerekir kırılmak için, Ama dünya kütüklerin.
  • Seni bana uzak kılan bu ıssız ve derin uçurumlar. Uçurumlar utansın!
  • Biz şimdi ölsek; en fazla kahvede çaylar soğur.
  • Eski bir aşk, yeni bir ayrılıktır her zaman. Bunu kuşlar sorar, yıldızlar da anlatır; kimse bilmez be canım bir yara bir ömrü nasıl kanatır…
  • Gittiğin yer bir yağmur damlası kadar yakın, Gittiğin yer bir uçurum kadar uzak.
  • Sokakların gün batınca neden boşaldığını ve yüreğimin neden kabardığını bilmiyorum. Konuşsam sessizlik gitsem ayrılık…
  • Kısa bir öyküdür hayat, uğruna upuzun acılar çektiğimiz. Kısa bir türküdür, bir kez daha söylemek için delirdiğimiz…
  • Herkes arar pembesini. Oysa kendinden ötesi yoktur; kimse sevmez yalnızlıkta gölgesini.
  • Yaslı bir kışa rehin düşse de günler, kalbindeki tomurcuğu bahara büyüt; o tomurcuk düşlerinin yağmuruyla ıslansın.
  • Siz orada kalabalık ve kabarık kalın, sağ olun, yalnızlık iyi, yalnızlık iyi.
  • Ve ben gittim yüreğimde kan gülleri, Siz de o aşkın teninde dinamit sayın beni!
  • Ne ses ne nefes ne de bu rüzgâr bağışlar seni simsiyah gecelerde budanırken ah ömrüm dönüp sırtını giderken kimler karşılar seni?
  • Sen bir şeyler bilsen bildiğinden ben çıkarım / Çocukluğuma dokunsan öksüz çıkarım / Halkımı tanısan yurtsuz çıkarım.
  • Herkesin bir kimsesi vardır ben bilmez miyim bir de kimsesizliği…
  • Kimse bilmez be canım, “bir yara bir ömrü nasıl kanatır.
  • Böyle geçip giderken uzun zamanlar, Kimleri unuttuk kimler kalanlar?
  • Deli sormuş deliye, Aşk nedir diye ? Deli gülmüş deliye, Ben niye delirdim diye …


Paylaş 0 Tweetle 0 Paylaş 1

Orjinal Sözler Yorum

0,912 saniyede 155 sorgu yapıldı